"VAROLUŞUN KEŞFİ"NİN IŞIĞINDA VAROLUŞÇU PSİKOLOJİ ÜZERİNE BİRKAÇ NOT
1- Rollo May’in Saydığı Altı Prensip
1. Kendini merkeze almak insanın kaçınılmazıdır.
2. Var olan her kişide kendini olumlama, yani öz-olumlama niteliği, merkeziliğini koruma ihtiyacı vardır.
3. Var olan tüm kişiler bir başkasıyla paylaşımda bulunmak üzere kendi merkeziliğinden çıkma ihtiyacı ve olasılığı taşırlar.
4. Farkındalık merkeziliğin öznel yanıdır.
5. Öz-bilinç sadece insanda görülen bir farkındalık türüdür.
Bu prensipler ışığında diğerleri ile ilişkimizin var oluşumuzun kaçınılmaz bir parçası ve ihtiyacı olduğunu, bu ilişki yani aktarım esnasında merkeziliğimize tehdit olarak algıladığımız bir olayla, durumla veya kişiyle karşılaşmamız halinde kaygı duyduğumuzu söyleyebiliriz. Herkes kendi evreninin merkezindedir. Ancak bu merkezin sabit olması, sağlam temellere dayanması hâlinde kaygı seviyesi normal bir düzeyde kalabilir.
2- İnsan ve Çevresi
Varoluşçuluk insanı anlama gayretidir. İnsanı parçalar hâlinde veya kendi ortamından uzakta değil, yaşadığı çevre ve ilişkiler içinde anlama gayretidir. Varoluşçu terapist danışanına yeni bir ilişki geliştirmek suretiyle yardımcı olur.
Varoluşçular kişi ve dünyasının üniter bir yapı, yapısal bir bütün olduğunu savunur ve dünyada var olmak ifadesi tam da bunu anlatır.
Birey ve dünya ayrılamaz. Birbirilerini içerirler. Dünya dendiğinde çok geniş bir açıdan bakılmalıdır. Kişinin geçmişini ve gelecek ihtimallerini de içerdiği anlaşılmalıdır.
3- Aşkınlık
“İnsanın temel meselesi, yaşamın bir başka kazadan ibaret olmasına izin vermemesi, gerçek bir “varoluş”u başarmasıdır.“
Aşkınlık da varoluşçuluk için önemli ifadelerden biridir. Ziya özgürlük demek, o anki durumu aşmakla ifade edilir. Benlik kişinin kendisini bu farklı ihtimaller içinde görme kapasitesidir.
Belirli bir dünyada kısılıp kalmak psikolojik bozukluğun bir göstergesidir.
4- Ölüm
Varoluşçulara göre ölümle yüzleşmek insana en pozitif gerçekliğini kazandırır. Ölüm hayatı değerli kılar. Bu bağlamda Nietzsche'nin ifade ettiği şekliyle: “İntihar düşüncesi muazzam bir tesellidir.” Çünkü bu düşünce ile insan kendi varoluşuna dair kararların kendi verebilecek özgürlükte olduğunu kavrayabilir.
5- Yabancılaşma
Dışadönük kişilerin yorumlarında yer alan ifadeler aslında bir nevi soyutlanmışlıktır ve soyutlanmışlık sadece hastalarda değil, normal sayılan kişilerde de görülebilmektedir.
Örneğin bir kitabı beğendiğinde “kitabı beğendim” demek yerine “kitap iyi yazılmış” demek kişinin soyutlanmışlığı ile açıklanabilir.
6- Üç Çeşit Dünya
1. Umwelt : İnsanın da içinde bulunduğu tüm canlıları içine alan biyolojik dünya.
2. Mitwelt : İnsanın diğer insanlarla ilişki içinde olduğu dünya.
3. Eigenwelt : İnsanın öznel algılarının ve yorumlarının dünyası.
7- Zaman
Şizofreni hastaların zamanla ilişkisinde sorun vardır. Buna göre hastalar şimdiki zamanda öylesine kısılmış haldedirler ki her gün olmayacak bir şeyi bekleyebilmektedirler. Depresif durumlarda ve üzüntüde de görülen bu durum şimdiki zamandan ötesini algılayamamak ve ânın girdabına çekilmek olarak ifade edilebilir. Oysa kişi geçmişin güzel zamanlarını veya geleceğin güzel ihtimallerini düşünebildiğinde ândan kurtulabilir/dolayısıyla kederden büyük ölçüde sıyrılarak daha iyi bir şeyler yapma hâline geçebilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder