Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası


"Kuran, İslam inancına göre Allah'ın Hz. Muhammed aracılığıyla insanlara gönderdiği bir mesajdır. (...) Bu metnin 1-zihinde nelere nasıl inanılması gerektiğini, 2-hayatta nelerin yapılıp yapılmaması gerektiğini belirlediğini söyleyebiliriz. Bilimsel faaliyetin de 1- zihindeki inançlarla ilgili, 2-hayatta gerçekleştirilen bir eylem olmasıyla ilgili bir yönü vardır. Burada Kuran'la bilim arasındaki ilişkiyi tespit ederken bu iki yön üzerinde de duracağız." (s. 14-15)
"Her gördüğümüz olguda, bu olguyu anlamamızı mümkün kılan ön kabulleri en baştan gözden geçirmeye hiçbirimizin gücü yetmez; bu yüzden daha önce edindiğimiz belli kanaatler sonraki olguları değerlendirmemiz için 'ön kabul' görevi görürler." (s. 16)
"...bütün rasyonel olmayan etkilerden arındırılmış, sadece Kuran'ın inşa ettiği bir ideal rasyonel zihnin sahip olacağı ön kabulleri ve edineceği motivasyonları belirlemeye çalışmak buradaki hedefimizdir." (s. 17)
"Dünyada geniş kitleler üzerinde etkili olan hiçbir dinsel metinde; evreni, canlı ve cansız varlık ve süreçleriyle doğayı tanımaya, bunlar üzerinde derin derin düşünmeye, doğadaki fenomenlerden sonuçlar çıkarmaya Kuran'daki kadar yoğun teşvike rastlanmaz." (s. 21)
"Kuran açısından evreni anlamayla ilgili her türlü faaliyet Allah'ın gücünü, kudretini, sanatını, ahireti yaratmasının ne kadar kolay olduğunu anlamaya hizmet etmektedir; yani evreni tanımak Allah'ı tanımanın aracıdır." (s. 21) 
"Kuran'ı okuyan her Müslüman'ın zihni rasyonel bir Allah'ın yarattığı evren tasavvuruna göre inşa olmaktadır." (s. 27) 
"David Armstrong'un tabiri ile doğadaki düzenliliklerin tesadüf olduğuna inanan biri her şeye inanabilir." (s. 30)
"İnsanın, kendisini, iradesiyle iyi ve kötü arasında tercih yapabileceği bir ortamda bulmuş olmasıyla ilgili durumu Kuran, bu dünyanın bir imtihan dünyası olmasıyla açıklamaktadır." (s. 32)
"Galile, insan zihninin evreni anlama kapasitesini insan zihnini Allah'ın yarattığının bir delili olarak görmüştür." (s. 36-37)
"Evrendeki her şeyi belli bir niceliğe bağlı olarak kuran Allah, aynı zamanda insan zihnine bu yapıyı anlayacak özellikleri vermiştir." (Kepler'den alıntı*) (s. 37)
"Hatta birçok teist gelenekte akla önem vermek iman zaafiyeti olarak değerlendirilmiş, aklın aşağılanması temel öğreti olarak benimsenmiştir. Kuran teist varlık anlayışını inşa ederek bahsedilen ön kabule mantıkî zemin oluşturduğu gibi birçok ayetiyle evrendeki fenomenler üzerinde düşünmeye davet ederek de gerekli zemini oluşturur." (s. 37-38)
"Tarih boyunca natüralist görüşün alternatifi olmuş teizme göre ise evren daha var olmadan önce akıl, irade, kudret, bilinç sahibi bir Allah vardı. Evren ve canlılar ister evrimle ister başka türlü yaratılmış olsun, bu yaratılış süreci bu ezeli yaratıcının akıl ve irade gibi sıfatları çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bu yaratılış sürecinde insana yaratıcınınkine göre düşük bir seviyede de olsa aklın verilmesinin sebeplerinden biri doğru bilgiye ulaşması olduğu için aklın doğruya ulaşma kapasitesi olduğunu beklemeyi bu paradigma destekler." (s. 42)
"Kalbiminiz atışına sözümüz geçmez ama yıldızlarla ilgili özellikleri keşfedebiliriz." (s. 44)
"Suyu keşfetmenin mümkün olduğunu bilmenin mutlak olarak suyun bulunmasını garanti etmediği bilinse de suyun keşfedilebilme ihtimali kuyunun kazılmasını sağlar. Aynı şekilde evrenin keşfedilebilir özellikte olması bilimsel faaliyetin gerçekleşmesi için yeterlidir." (s. 45)
"Karl Popper tarafından tümevarım sorununa çözüm olarak ortaya atılan bu yaklaşıma göre bir iddia ancak deneysel ve gözlemsel verilerle yanlışlanma imkanı tanıyorsa bilimseldir." (s. 53)
"Kuran, kendinden önceki mitolojiyle ve gelenekle yoğrulmuş zihinleri bunların otoritesinden kurtarırken evrendeki olguları gözlemlemeyi değerli bulacak şekilde zihinleri inşa eder. Bu ise 'Evren hakkında bilgi elde etmede gözlem önemlidir' gibi bilim açısından değerli bir ön kabulün oluşumunu desteklemektedir." (s. 74)
"Natüralizme göre evren insan zihninin bit yaratması olmadığı için insan zihninin bir icadının (matematiğin) evrene böylesi bir şekilde uymasının açıklaması yokken, teizme göre evren Allah yarattığı için bu uygunluğu açıklamada bir sorun yoktur." (s. 80)
"Allah onların yaptıklarını tümüyle kuşatmıştır ve her şeyi sayıyla tespit etmiştir." (72-Cin 28) (s. 82) 
"Fakat Kuran'ın inşa ettiği zihin açısından bunlardan daha anlamlı bir motivasyon kaynağı da vardır ki bu, evreni inceleme faaliyetinin Allah'ın bir emri olarak sunulmuş olması ve bu inceleme faaliyetinin Allah'ın kudret ve sanatını tanımaya bir aracı olmasıdır. Bu tarz bir motivasyon, dünyevi çıkarlarla ilgili diğer hiçbir motivasyon kaynağı olmadığı bir durumda bile gerekli itici gücü sağlar." (s. 86-87)
"Bir Müslüman için Allah'ın emirlerini yerine getirmek ve Allah'ı daha iyi tanımaya çalışmak, olabilecek en üst seviyede bir motivasyon kaynağıdır." (s. 88) 
 "Biruni 'Benim bilimle uğraşma sebebim Ali İmran suresi 191. ayettir' demiştir. İlgili ayet şu şekildedir:
Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerinde yatarken Allah'ı hatırlarlar, göklerin ve yerin yaratılışı konusunda derinlemesine düşünürler: 'Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru." (s.89)
"Bu yüzden bilimsel bilgilerin birikimsel doğasından faydalanmak için farklı inançtan olanlardan gelen bilgiye açık olmak ve bu konuda kompleksli bir yaklaşım geliştirmemek gerekmektedir." (s. 100)
"Nereden gelirse gelsin, isterse bize uzak ve karşıt milletlerden gelsin, gerçeğin güzelliğini benimsemekten ve ona sahip olmaktan utanmamalıyız. Çünkü gerçeği arayan için gerçekten daha değerli bir şey yoktur. O halde gerçeği eksik görmek ve onu söyleyeni ve getireni küçümsemek yakışık almaz." (Kindî - Kitab fi'l Felsefeti'l Ula) (s. 102)





*Gerald Holton, Thematic Origins of Scientific Thought: Kepler to Einstein, 1988)

Hiç yorum yok: