-Kötü tabiata sahip birinin kendini dizginleyip de
kötülüklerden kaçınması tabiatı erdemlere meyilli birine göre övgüye daha fazla
layıktır.
-Kötü tabiatlı birine hâkimin hikmeti fayda vermez çünkü o,
hâkimi kendisi gibi zanneder.
-Akıl dini ve ibadetleri gerçekleştirmektir.
-İnsan hayvanda bulunan güç, hızlı koşma vs özelliklere
değil aksine kendisini hayvandan ayıran özellikleriyle övünmelidir.
-İnsanın aklı ne kadar eksikse kendini o kadar akıllı
zanneder.
-Nefsi terbiye etmek aslanı terbiye etmekten daha zordur.
-İnsan kötü huylardan ancak kendisini sorgulayarak
kurtulabilir.
-Gurur ve kendini beğenmişlik kötü huyların altında yatan en
önemli özelliktir.
-Sahip olduğu iyi şeylerle övünen insan eksikliklerine
bakarak bu kibir duygusundan arınabilir.
-Gururla imtihan olan kimse ayıplarını düşünsün.
Erdemleriyle gururlanan da ahlaki zafiyetlerini araştırsın. Hiçbir kusurunun
olmadığını düşünecek kadar zafiyetinin farkında değilse o sınavının sonsuza dek
süreceğini bilmelidir. Bu kişi aklı zayıf biridir ve bundan da büyük bir kusur
yoktur.
-Ahiretin hayrını, dünyanın hikmetini talep eden dengeli bir
yaşantı arzulamalı, bütün erdemlere sahip olmayı amaçlamalıyız ki Hz.
Muhammed’e (s.a.v.) uymuş olalım.
-Bilgi insanları erdeme ve erdemli olmaya teşvik eder.
Bilgisizlik ise erdemsizliğe sevk eder.
-En üstün bilgi bizi Allah’a yaklaştıran ve onun rızasını
elde etmede bize yardımcı olan bilgidir.
-Dört erdem: adalet, akıl, cesaret ve cömertlik. Buna
ilaveten iffet de beşinci erdemdir.
-Adalet: Hak edene hakkını kendiliğinden vermek, kendi hak
ettiğini almak.
Cesaret saldırı az ya da çok olsun kişinin dinini, namusunu,
zorda kalmış komşusunu, malı ya da hakları gasp edilmiş mazlumu savunmada ölümü
göze alması.
Cömertlik parasının ihtiyacından fazlasını hayır yolunda
harcamak.
-Erdemlere ulaşmada akıl tek başına yeterli değildir.
-Allah’ın ve Resulünün emirleri bütün erdemleri
kapsamaktadır.
-Üzüntüden kurtulmanın yolu ahiret için amel işlemek
suretiyle Allah’a yönelmektir. Bir şeyi Allah dışında yapmak dışındaki her şey
bize üzüntü ve sıkıntı verir.
-Nefsini ancak ondan daha üstün ve değerli olan şeylerde
harca.
-Hakkın olmadığı halde insanları küçümsersen, onlar da seni
hafife almayı kendilerinde bir hak olarak görürler.
-Senin dininden başka dine mensup olsa da dindar kişiye
güven. Senin dininden olduğunu söylese bile dini ciddiye almaya kişiye güvenme.
-Söyledikleri yüzünden helak olan nice kimseler gördük.
Fakat sustuğu için helak olan kimse duymadık. Sadece seni Yaratanına
yaklaştıracak olan şeyleri konuş (gereksiz, fuzuli ve sonradan başını derde
sokacak şeyler konuşma)
-Mal, durum ve sağlık konusundan senden aşağıda olana; din,
ilim ve erdemler konusunda ise senden üstün olana bak.
-Senin sahip olduğun çok şeye özenen değil de, kendisindeki
az ile yetinen kimse, Karun dahi olsa, zenginlikte sana denktir.
-Kendi eksiklerini başkalarının bildiğinden daha fazla bilen
kişiye ne mutlu!
*UYSAL, Enver. İbn-i Hazm'ın Ahlâka Dair Görüşleri, Bir Endülüs Mütefekkiri İbn-i Hazm, DİB Yayınları, 2.bs. Ankara: 2016.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder