![]() |
Yorgunluk Toplumu’nda Byung-Chul Han yorgunluğu iki şekilde ele alıyor. Biri performans ve aktiflik toplumunun getirdiği aşırı yorgunluk ve takatsizlik, diğeri ise teneffüs edilen yorgunluk. İlkinde tecrit ve izolasyon, ikincisinde ise ben’in geçirgenliği (az ben’in fazlası) söz konusu. İlki aslında aşırı performans ve pozitifleştirme (her yana yetişme, her işi halletme, bölünme) sebebiyle gelen bir bezginlik iken ikincisinde fiili bir çalışma ve yorulma söz konusu.
Her yere yetişmeye çalıştığımız ve bu yüzden yorgun düştüğümüz günümüz dünyasında yorgunluklarımız bile gerçek bir yorgunluktan çok tembelliğe ve takatsizliğe benziyor. Kendini bir işe vakfedip gerçek anlamda çalışmanın ardından gelen yorgunluk ise çalışkanlıkla, üretimle, huzurla ilgili. Oysa şu an -aslında birçoğu bize uygun olmayan- bir dolu aktivitenin cezbine kapılarak, “her zaman”, “her yer”de var olmaya çalışıyoruz. “Teneffüs edilen yorgunluğun” aksine içimizdeki çalışma isteğini, üretme gücünü ve huzuru yok ediyoruz.
Bu hız çağında belki uyaranlardan ve imkânların bizi zorladığı koşuşturmacadan uzak kalamıyoruz, doğru. Ama bu gerçek yorgunluklar için teneffüsler vermemize de engel değil. Gerçekten istediğimiz bir işe, bizi yorarken mutlu eden bir işe, hobiye herkes yapıyor diye zorla değil de hissederek zaman ayırmak bize gerçek bir yorgunluğun huzurlu teneffüsünü verecektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder